Kısa cevap: Farklı varlıkların getirisini karşılaştırmak, yan yana iki yüzdeye bakmak değildir. Anlamlı bir yatırım getiri karşılaştırma çalışması dört şeyi aynı anda ölçer: (1) yıllık bileşik getiri, yani aynı dönemde paranın kaç katına çıktığı, (2) enflasyondan arındırılmış gerçek getiri, (3) yol boyunca yaşanan dalgalanma ve en kötü düşüş, (4) maliyet ve vergi sonrası elinizde kalan tutar. Hisse senedi genelde uzun vadede en yüksek getiri potansiyelini taşır ama en sert dalgalanmayı da yaşatır; tahvil ve mevduat daha öngörülebilir fakat enflasyona karşı kırılgandır; altın kriz dönemlerinde koruma sağlar ama düzenli nakit akışı üretmez; yatırım fonları ise bu varlıkları paketleyip çeşitlendirme sunar. Doğru soru "hangisi daha çok kazandırdı" değil, "hangi karışım benim vademe ve risk toleransıma uyuyor" sorusudur.
Yeni başlayanların en sık yaptığı hata, bir varlığın "geçen yıl yüzde kaç yaptığı" bilgisine bakıp karar vermektir. Tek yıllık veri, seçilen başlangıç ve bitiş tarihine göre tamamen değişir. Bunun yerine şu dört ölçütü birlikte kullanın:
| Varlık | Getiri kaynağı | Dalgalanma | Enflasyona karşı | Uygun vade |
|---|---|---|---|---|
| Hisse senedi | Kâr büyümesi + temettü | Yüksek | Uzun vadede güçlü | 7 yıl ve üzeri |
| Hisse ağırlıklı fon | Portföyün toplam getirisi | Orta-yüksek | Orta-güçlü | 5 yıl ve üzeri |
| Tahvil / bono, borçlanma fonu | Faiz kuponu | Düşük-orta | Zayıf (sabit kuponda) | 1-5 yıl |
| Mevduat / para piyasası fonu | Kısa vadeli faiz | Çok düşük | Değişken | 0-1 yıl |
| Altın | Fiyat değişimi | Orta-yüksek | Kriz dönemlerinde güçlü | Belirsiz, sigorta amaçlı |
Bu tabloda dikkat edilecek nokta şudur: altın ve tahvilin nakit akışı yaratma biçimi birbirinden tamamen farklıdır. Tahvil size faiz öder, hisse temettü verebilir, altın ise yalnızca birinin daha yüksek fiyatla almasıyla getiri üretir. Bu yüzden altını "getiri motoru" değil, portföyün sigortası olarak düşünmek daha tutarlıdır.
Tarihsel verilerin ortak mesajı, tek bir varlığın her dönemde kazandırmadığıdır. Hissenin zayıf olduğu yıllar altının parladığı yıllara, faizin yüksek olduğu dönemler hisse çarpanlarının baskılandığı dönemlere denk gelir. Birbiriyle düşük korelasyona sahip varlıkları bir arada tutmak, aynı ortalama getiriyi daha az dalgalanmayla elde etmenizi sağlar. Örneğin varsayımsal olarak %60 hisse ağırlıklı fon, %30 borçlanma araçları fonu, %10 altından oluşan bir portföy
Kaynaklar ve bağlantılar